Anasayfa > Sayı 15 > “Hangi çağda ya#...
Hava Durumu
“Hangi çağda yaşıyoruz?”





“Bilgi Çağı” tanımını reddetmek giderek anlamsızlaşıyor. Gerçekten de günümüzün belirleyici metası bilgi ve bilgi akışının yönü ve bilgiye ulaşanların oluşturdukları yeni bir bilgi sınıfından bahsederek genel çıkarımlara varmak mümkün. Yeterli kitabi bilgiye sahip herkes toplum, kültür, politika vs. hakkında fikir üretme hakkına sahip, dahası eğer bir konunun uzmanıysanız, tüm konular hakkında bilgi sahibi olduğunuz yargısına varılabilir ve fikirleriniz alınabilir. Bilgi çağını bu kadar dağınık ve elle tutulmaz bir hale getiren asıl neden, bilginin kendisinin ortada durmasına rağmen, filtrelerin giderek ortadan kaybolması. Bilgi karşısında tıpkı günlük gazetelerin yer doldurmak için araya serpiştirdiği “Amerika’da yapılan araştırmaya göre...” diye başlayan haberleri okurken hissettiklerimizi hissediyoruz: Bir araştırmaya göre bugün faydalı olan bir madde yarınki bir araştırmaya göre kanserojen olabiliyor ve giderek tüm araştırmalara, tüm bilgilere karşı kayıtsız kalmaya başlıyoruz. Bu başdöndürücü durum sadece biz ölümlüler için değil, bekaası sorgulanmaz devletler ve uluslararası kurumlar için de geçerli. Bilgileri süzebileceğimiz kolektif bir filtreden yoksun kaldıkça giderek bireysel filtrelerimiz de işlemez hale geliyor (durumun tam tersten işlediğini de iddia edebiliriz, bir şey değişmez). Ve o noktada şablonlar çağı başlıyor...
Zeitgeist ya da Çağın Ruhu
Dünyaya dair bilgileri süzebileceğimiz filtreleri oluşturmanın tek yolu Çağın Ruhu’nu vaktinde ve doğru kavramak olmasın. Bunu söylerken Zeitgeist’ı, yani Çağın Ruhu’nu, bugünü dünden ayıran şeyleri kavramaktan ziyade, bugünün içinde geleceğin işaretlerini görme yetisi olarak tanımlamak gerekiyor elbette. Dahası Çağın Ruhu’nun bilimsel sınırlar içinde kavranıp yorumlanabilen somut bir bilgi olmadığını da kabullenmek gerekiyor. Bu yüzden Çağın Ruhu ağırlıklı olarak sanatta ve her şeyden önemlisi sokakta gizli ve tam da bu yüzden düşünce tarihinde dönüm noktası kabul edilen yapıtlar, dünyaya kendi konularının ve yaşadıkları günün bakış açısıyla değil, Çağın Ruhu’nun lensinden baktığı için kalıcı ve dönüştürücü olabiliyor. Örneğin Komünist Manifesto, salt politik bir bildiri olarak değil, “Avrupa’nın üzerinde gezinen bir heyulayı” kavramak adına yazıldığı içindir ki, politikanın yanı sıra tüm toplumbilimi ve sanatı, giderek dünyayı algılayış biçimimizi geri dönülmez bir şekilde değiştirmiştir.
Komünist Manifesto’da kullanılan dil de bunun uzantısı olarak 19. yüzyıl politika ya da felsefe dilinin dışına çıkarak, nüktedan, aforizmalarla gelişen, sivri ve alaycı bir kimliğe bürünür. Tıpkı çağdaşı Nietzsche’nin dili gibi, Marx’la Engels’in dili de uzmanlık alanlarının dayattığı şablonların dışında dolaşır. Belki de daha ileri gidip şunu diyebiliriz: Dünyayı değiştirmenin dili, dünyayı yorumlamanın standart dilinin dışında dolaşmak zorundadır.
Çağın Ruhu’nu kavrayarak oluşturulan filtre, tarih anlayışında da köklü bir farklılaşmayı getirir. Tıpkı Walter Benjamin’in tarih anlayışı gibi, çizgisel ve neden-sonuç ilişkisine dayalı tarih yorumu, dünü bugüne bağlamaya yarasa da bugünü geleceğe bağlamakta yetersiz kalacaktır. Benjamin gibi, her bireyin tarih içinde bir piyon olarak değil, kendi tarihi ve kendi hayatı olan birer özne olarak algılanması, bugünün içinde yaşamakta olan tarihi ortaya çıkarmaya yarayabilir. Benjamin kendi tarih anlayışı için yıldız sistemlerinin karmaşık yapısını metafor olarak seçerek, Çağın Ruhu denen soyut ama bir o kadar da elle tutulur kavrama alabildiğine yaklaşır.
Politika – Zeitgeist = Reel Politika
Bugün politika bir bilimkurgu dünyasına hapsolmuş vaziyette. 21. yüzyılın ilerleme ve bilgi çağı miti ardına gizlenmiş dünyamızda sanki her şey geçmişe ait. Geleceğin projeleri de aynı şekilde geçmişin buzluklarından çıkarılıp tekrar tekrar ısıtılıp önümüze konuyor. Geçtiğimiz ay, birbirinden farklı nedenlerle gündeme gelen haberlere şöyle bir bakmak (...)

Yazının tamamını okumak için oturum açmanız gerekmektedir...
E-abone olarak Bilim ve Gelecek'in tamamına online erişmek için lütfen tıklayınız


Kargo Hizmeti
100 TL'ye kadar alışverişlerinizde kargo ücreti 5 TL. 100 TL ve üstü alışverişlerde için kargo ücretsiz...
Bilim ve Gelecek Kitaplığı

Eski Yunan\'dan İslam\'ın Klasik Çağına .. NEDEN KAVRAMI ve NEDENSELLİK SORUNU Eski Yunan\'dan İslam\'ın Klasik Çağına .. NEDEN KAVRAMI ve NEDENSELLİK SORUNU
Hasan Aydın
Sepete Ekle Tümünü Göster
Eski sayılarımızı alabilirsiniz Tümünü Göster
cilt
Ciltlerimizi edinebilirsiniz 9. cilt çıktı!
Duyurular