Anasayfa > Sayı 39 > İnsan evriminin izini, on...
Sivas Haliminhanı-Hayranlı lokalitesi kazıları
İnsan evriminin izini, on milyon yıl öncesinde sürüyor

Bu sayıda konuk ettiğimiz kazının toprak altında aradığı zamanın boyutu, insanı gerçekten afallatıyor. AÜ Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Erksin Güleç ve ekibi, Sivas Haliminhanı-Hayranlı lokalitesinde yaptıkları kazılarda, on milyon yıl öncesinin bitki ve hayvan örtüsünün nasıl olduğunu ortaya çıkarıyor; insanın ilk atasının kökenlerini araştırıyorlar.

Nalân Mahsereci
[Tüm yazıları]

Güneşin alnında kan-ter içinde çalışıyorsunuz. Belki saatlerdir, belki günler, belki yıllardır ve hatta yüzyıllardır… Toprak, bağrında sakladığı sırrı öyle kolayına vermiyor kimseye. Hele ki bu sırlar, milyonlarca yıldır iyice içine işlediyse; neredeyse kendileştiyse… Ama siz de doğanın yaramaz çocuğu insan olarak az değilsiniz, hani. Dünyamızı örten milyonlarca metreküp toprağın neresinde ne arayacağınızı çoktan bilgileştirmiş, farklı uzmanlıklara dönüştürmüşsünüz. İyi biliyorsunuz ama, daha çok bilmek istiyorsunuz. Geçmişinizi, uzak geçmişinizi, daha da uzak geçmişinizi… Kültürel tarihinizi değil yalnızca, biyolojik evrim tarihinizi de; hatta gezegeni paylaştığınız canlıların tarihini ve hatta toprağın kendisinin tarihini de. Hepsini orada, toprakta bulacağınızı biliyorsunuz…
İşte bir taş. Taşlaşmış bir kemik! Bir fosil! Canlıyken, cansızlaşmış; toprak onu milyonlarca yıl da kendine benzetmiş. Daha hızlı ama daha dikkatli çalışmaya başlıyorsunuz; onu sımsıkı saran topraktan ayırmak için. Belki saatler geçiyor… Nihayet elinize alıyorsunuz. İşte büyük an! Milyonlarca yıl öncesi, milyonlarca yıl sonrasıyla buluştu… Zaman dönüştü. Gömen, öğüten bir süreç olmaktan çıktı, bir cisim oldu. Milyonlarca yıl, artık bir süreç değil, dokunduğunuz şey, fosilin taa kendisi. Siz de, zamanı, milyonlarca yılı, elinde tutabilensiniz. Zamanı yenebilensiniz…
***
Toprağın, yüzyılları, binyılları ve hatta milyon yılları bir örtü gibi örttüğü, sakladığı, bir yandan öğütürken, bir yandan koruduğu olgusunu idrak ettiğim her seferinde, şaşkınlığa düşmekten kendimi alamıyorum. Geçmişin bilgisini topraktan büyük emeklerle çıkaranlara derin saygı duyuyorum bu nedenle. Ama bu sayıda Kazı Kazı Anadolu bölümüne konuk ettiğimiz kazının ilgilendiği zaman boyutu, insanı gerçekten afallatıyor; çünkü milyonlarca yıl öncesini, insan evriminin izlerini arıyorlar toprakta. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Erksin Güleç ve ekibi, Sivas Haliminhanı-Hayranlı lokalitesinde yaptıkları kazılarda, on milyon yıl öncesinin bitki ve hayvan örtüsünün nasıl olduğunu ortaya çıkarıyor; bir yandan da insan atalarının kökenlerini araştırıyorlar. Erksin Güleç ve ekip üyeleri Yard. Doç. Cesur Pehlevan ve araştırma görevlisi Ferhat Kaya ile yaptığımız söyleşiyi aşağıda sunuyoruz…

Kazılar, insan evriminin izini sürüyor
Sivas Haliminhanı-Hayranlı'da paleontolojik (fosilbilimsel) kazılar yürütüyorsunuz. Bu fosil çökellerinin coğrafi konumundan söz eder misiniz?
Erksin Güleç (EG): Sivas'ın batısında, Sivas -Yozgat -Ankara karayolunun 10. kilometresinden başlayıp, 30. kilometresine kadar süren bir alanı kapsıyor.
Tek bir fosil yatağı mı, yoksa ayrı yataklar mı?
Cesur Pehlevan (CP): İkisi ayrı. İki tepe düşünün, arasından vadi geçiyor. İki tepe sağlı-sollu fosil paketlerine sahip ve yatay olarak geniş bir alanı kapsayan tabakanın içerisinde cepler halinde dağınık vaziyette.
Nasıl bulundu bu fosil yatakları?
EG: Ankara Üniversitesi, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü ve Kaliforniya Üniversitesi tarafından ortaklaşa yürütülen "Türkiye Omurgalı Fosil Yatakları Araştırılması Projesi" vardı. Dr. Tim White, bu proje için Türkiye'ye gelmişti. Ben de bu proje kapsamında, Çandır'da kazı yapıyordum; bitmek üzereydi, yeni bir kazı alanı arıyordum. Hominoid evrimini araştırmak için yine Geç Miyosen Dönemi'ne ait bir lokalite kazmak istiyordum. Kazı alanı ararken, ilgi duyduğumuz jeolojik dönemin nerelerde olduğunu görmek için, jeoloji haritalarına bakarız. Daha sonra, uydu fotoğraflarından yörenin jeomorfolojik konumunu araştırırız. Ormanlıksa, her tarafta bitki varsa, hiç gitmeyelim, daha hayırlı. Erozyonla aşınmanın olduğu, fosillerin ortaya çıktığı yerler daha iyidir.
İncelemelerimiz sonucunda, Sivas'da karar kıldık. Sivas-Düzyayla'da bir kömür yatağı vardı, işleten adam sürekli Geç Miyosen fosilleri çıkarır, satıp para kazanmak için MTA'ya getirirmiş. Düzyayla'yı kazma niyetiyle gittik; ama Tim White ile dolaşırken burayı bulduk. White'in (...)

Yazının tamamını okumak için oturum açmanız gerekmektedir...
E-abone olarak Bilim ve Gelecek'in tamamına online erişmek için lütfen tıklayınız


Kargo Hizmeti
100 TL'ye kadar alışverişlerinizde kargo ücreti 5 TL. 100 TL ve üstü alışverişlerde için kargo ücretsiz...
Bilim ve Gelecek Kitaplığı
50 Soruda Aydınlanma 50 Soruda Aydınlanma
Afşar Timuçin - Ali Timuçin
Sepete Ekle Tümünü Göster
Eski sayılarımızı alabilirsiniz Tümünü Göster
cilt
Ciltlerimizi edinebilirsiniz 9. cilt çıktı!
Duyurular