Anasayfa > Sayı 43 > Dünyada ve Türkiye'de su ve po...
DOSYA: SU SORUNU
Dünyada ve Türkiye'de su ve politikası

İnsan ve diğer canlılar için yaşamsal bir doğal kaynak olan su, bilindiğinin tersine sonsuz bir doğal kaynak değildir. Doğada suya bağımlı canlı yaşam sürekli artarken, yenilenebilir su kaynakları miktarı sabit kalmaktadır. Yanı sıra doğadaki canlılardan özellikle insanlar, dünya geneline düzensiz yayılmış su kaynaklarını hızla kirleterek kullanılabilirlik olasılığını azaltmaktadır. Piyasa ekonomisinin suyu ticari bir mal haline getirme yönelimi, dünya nüfusundaki hızlı artış, kirlenme ve iklim değişikliği, bu yaşamsal öneme sahip kaynağı özellikle kıt bölgeler için stratejik bir konuma taşımıştır.




Sunuş: USİAD (Ulusal Sanayici ve İşadamları Derneği), geçtiğimiz Haziran ayında Su Raporu yayımladı (Su Raporu –Ulusal Su Politikası İhtiyacımız-, Haz. Ada Strateji, Ed. Dursun Yıldız, Haziran 2007). Konuyla ilgili akademik kaynaklar da taranarak hazırlanan kapsamlı rapordan "Temel gereksinim x kıt kaynak: Su" dosyamız için geniş çapta yararlandık. Konusunda bir başvuru kaynağı niteliği taşımanın yanı sıra, küresel su politikalarını da ele alan ve Türkiye için su politikaları da öneren bu rapordan yaptığımız derlemeye, spot ve kimi arabaşlıklar ekleyerek, sunuyoruz.

İnsan ve diğer canlılar için yaşamsal bir doğal kaynak olan su, bilindiğinin tersine sonsuz bir doğal kaynak değildir. Su doğada çeşitli şekillerde bulunur. Kullanılabilir suyun doğada bulunuşu zamana ve mekâna göre büyük değişiklikler göstermektedir. Diğer bir deyişle yeryüzündeki su kaynakları miktarı sabit, dağılımı ise düzensizdir. Dünya nüfusundaki hızlı artış ve suya olan taleplerin çeşitlenerek artması, kirlenme ve iklim değişikliği, bu yaşamsal öneme sahip kaynağı özellikle kıt bölgeler için stratejik bir konuma taşımıştır.
- Su kaynağı tarım ve endüstri için bir üretim girdisidir.
- Su kaynağı aynı zamanda bir enerji kaynağıdır.
Bu nedenle su kaynağı genellikle ulusal gelişmeyi belirleyen stratejik bir özellik taşır.
Doğadaki canlı yaşamın sürmesi ve tatlı su kaynakları arasındaki hayati önem taşıyan ilişkinin kesintiye uğramadan sürdürülmesi gerekmektedir. Ancak bu ilişki sürecinde eşitsiz bir gelişim söz konusudur. Doğada suya hayati bir şekilde bağımlı canlı yaşam sürekli artarken, yenilenebilir su kaynakları miktarı sabit kalmaktadır. Bunun yanı sıra doğadaki canlılardan özellikle insanlar bu dünya geneline düzensiz yayılmış kaynakları hızla kirleterek kullanılabilirlik olasılığını azaltmaktadır.
İnsanlığın suyu doğadaki yenilenebilme çevrimi süresinden daha hızlı olarak tüketmesi ve kirletmesi bu doğal kaynağın önemini arttırarak aynı zamanda stratejik bir doğal kaynak durumuna getirmiştir.

Dünyadaki su kaynakları
Dünyadaki toplam su miktarı yaklaşık 1,4 milyon km3 olup, bu suyun 1,365 milyon km3'ü (yüzde 97,5) tuzlu su, 35 milyon km3'ü (yüzde 2,5) ise tatlı su kaynaklarından oluşmaktadır. Yeryüzündeki tatlı suların yüzde 97'si yeraltı sularından oluşmaktadır. Su kaynaklarının yeryüzüne dağılımına baktığımızda; nüfus açısından en yoğun kıtalar Asya, Avrupa ve Afrika kıtaları, su kaynağı olarak ise Asya, Güney ve Kuzey Amerika kıtaları ön plana çıkmaktadır.

Tablo 1: Su Kaynaklarının Yeryüzünde Dağılımı Kaynak: BM

Yüzeysel tatlı suyun yüzde 20'si Asya'daki Baykal Gölü'nde, diğer yüzde 20'si ise Huron, Michigan ve Superior'daki büyük göllerde depolanmıştır. Nehirler toplam tatlı su rezervlerinin sadece yüzde 0,6'sını oluşturur. Göllerde, akarsularda, barajlarda ve göletlerde bulunan kullanılabilir ve içilebilir özellikte tatlı suların yüzde 0,3 oranında olması, tatlı su kaynaklarının yüzde 90'ının ise kutuplarda ve yeraltında hapsedilmiş olarak bulunması, kolaylıkla yararlanabilecek elverişli tatlı su miktarının çok az olduğunu göstermektedir.
Dünyadaki toplam suyun yaklaşık 500 bin km3'ü her yıl denizlerde ve toprak yüzeyinde meydana gelen buharlaşmalarla atmosfere geri dönmekte ve hidrolojik çevrim içerisinde yağış olarak tekrar yeryüzüne düşmektedir. Yeryüzüne düşen yağış yılda 110.000 km³ olup, bunun 42.700 km³'ü yüzeysel akışa geçerek nehirlerle denizlere ve kapalı havzalardaki göllere ulaşmaktadır. Bu miktarın yılda 9.000 km³'ü teknik ve ekonomik olarak kullanılabilir durumdadır. Kara yüzeyinde buharlaşmayla yılda 70.000 km³ yitirildiğinden, toplam yağışın 40.000 km³'ü deniz ve okyanuslardan buharlaşmayla aktarılmaktadır.
Son yüzyılda dünya nüfusu üç kat artarken, su kaynakları üzerindeki talep yedi kat artmıştır. 1940 yılında dünyadaki toplam su tüketimi yılda 1000 km³ civarındayken, bu miktar 1960 yılında ikiye katlanmış, (...)

Yazının tamamını okumak için oturum açmanız gerekmektedir...
E-abone olarak Bilim ve Gelecek'in tamamına online erişmek için lütfen tıklayınız


Kargo Hizmeti
100 TL'ye kadar alışverişlerinizde kargo ücreti 5 TL. 100 TL ve üstü alışverişlerde için kargo ücretsiz...
Bilim ve Gelecek Kitaplığı

Bilimsel Devrimin Başyapıtları Bilimsel Devrimin Başyapıtları
derleme
Sepete Ekle Tümünü Göster
Eski sayılarımızı alabilirsiniz Tümünü Göster
cilt
Ciltlerimizi edinebilirsiniz 9. cilt çıktı!
Duyurular