Anasayfa > Sayı 35 > Montesquieu ve Kanunların...
Montesquieu ve Kanunların Ruhu üzerine
Montesquieu, mutlak monarkın feodal rakiplerinin gücünü dengelemek ve onları kendisine bağlı kılmak için burjuvaziden destek aldığı bir tarihsel süreçte yaşamış ve başta "Kanunların Ruhu" olmak üzere eserlerini kaleme almıştır. Yönetimin despotizme dönüşmemesi için aristokrasinin geleneksel bazı ayrıcalıklarını mutlak monarşiye karşı savunmak için önerdiği yöntemler ve siyasal kurumlar, burjuvazinin söz konusu dönemde monarşiye karşı yürüttüğü parlamentarist ve özgürlükçü mücadelesine hizmet etmiştir.

Erdem Sönmez
[Tüm yazıları]

Eric Hobsbawm, kendi yaptığı peryodizasyona göre, "uzun on dokuzuncu yüzyıl"ın ilk evresini (1789-1848) "Devrim Çağı" olarak niteler. 1688 İngiliz Devrimi'nden 1789 Fransız Devrimi'ne kadar uzanan 18. yüzyıl ise Aydınlanma Çağı olarak adlandırılır. Siyaset felsefesi literatüründe, genellikle yaşadığı tarihsel dönemden soyutlanarak okunduğu anlaşılan ve bu perspektifle anlatımı yapılan Montesquieu 1689'da, Fransız Devrimi'yle başlayan Devrim Çağı'ndan tam bir yüzyıl önce; İngiliz Parlamentosu'nun, kabaca yasama organının kral karşısında büyük ölçüde bağımsızlığını garanti altına aldığını söyleyebileceğimiz "Bill of Rights"ı yayımlamasıyla aynı yıl ve Aydınlanma Çağı'nın hemen başında doğmuştur. Montesquieu'nün 1721'de yayımlanan ilk yapıtı, Lettres Persianes (Acem Mektupları) hem edebî ve hem de siyasi olarak oldukça önemlidir ve yazarının adı belirtilmeden yayımlanan bu eserin Montesquieu'ye ait olduğu ortaya çıkınca düşünür, Fransa çapında büyük ün kazanır. 1734 yılında ikinci eseri Considérations sur les Causes de la Grandeur des Romains et de leur Décadence (Romalıların Büyüklüğü ve Çöküşünün Nedenleri Üzerine Düşünceler) ve 1748'de De l'Esprit des Lois (Kanunların Ruhu) yayımlanır. Büyük yankı uyandırmış ve Montesquieu'nün ölümüne dek (1755) yirmi iki baskı yapmış olan Kanunların Ruhu, Papalık tarafından yasak kitaplar listesine alınmıştır. Düşünür, Fransa'da Cizvitler ile Jansenistler'in başını çektiği, dine karşı olmak ve materyalizme yönelmek eleştirilerine cevaben 1750'de Défense de l'Esprit des Lois (Kanunların Ruhunun Savunması) adlı kitabını yayımlar. Yaşamının son yıllarında Lysimaque, Arsace et Isménie gibi edebî eserleri üzerine çalışmıştır. Ölümünden sonra ise Notes de Voyage (Gezi Notları) ve Mes Pensées (Düşüncelerim) adlı kitapları yayımlanan düşünür, ayrıca Ansiklopedi için, Essai sur le Goût (Beğeni Üzerine Deneme) adlı maddeyi hazırlamıştır (1).
Herhangi bir Montesquieu anlatımında, yazarın siyasi düşünce tarihine en önemli katkısının, kuvvetler ayrılığı ilkesini kuramsallaştırması olduğu aktarılır. Bu durumun altında muhtemelen, Amerikan Anayasası ve Fransız Yurttaş ve İnsan Hakları Bildirisi'nin içeriğine ruhunu vermiş olan burjuvazinin, Montesquieu'nün yazdıklarında, bu ilkenin cevherini bulmuş olması yatar. Söz konusu anlatım çerçevesinde Montesquieu'nün Antik Yunan düşünce geleneğinin etkisiyle siyasal düzenleri sınıflandırmasından, bu tasniflemedeki hükümet biçimlerinin dayandığı ilkeleri belirtmesinden, iklimlerin yasalar ve siyasal sistemler üzerindeki etkilerini incelemesinden söz edilebilir. Montesquieu'nün, Aristoteles çizgisinde seyreden siyasal düzenler sınıflandırmasında "herkesin sınırlı iktidarı" anlamındaki Cumhuriyet'in ilkesi erdemdir. "Tek kişinin sınırlı iktidarı" anlamındaki Monarşi'nin ilkesi onur ve "tek kişinin sınırsız iktidarı" anlamındaki Despotluk'un ilkesi ise korkudur. Cumhuriyet ve Monarşi ılıman iklimin hâkim olduğu küçük ve orta boy ülkelerin yönetim biçimleriyken, Despotluk sert iklimin egemen olduğu geniş topraklara sahip ülkelerin yönetim biçimidir (2).
Çok kabaca, klasik anlatımı bu şekilde özetlemek mümkün. Herhangi bir düşünürü, yaşadığı tarihsel dönemden büyük ölçüde soyutlayan ve sadece yazdıklarını göz önüne alarak yapılan okumaların ürünü olan bu tür anlatımlar, incelenen düşünürü tam manasıyla anlamaya olanak vermiyor. Örneğin Althusser'e göre, Montesquieu'nün kuvvetler ayrılığı ilkesi ile özdeşleştirilmesi mitostan başka bir şeyi ifade etmez (3). Dolayısıyla, düşünsel perhizi ve kolaycılığı bozmak için Montesquieu'nün yazdıklarının yaşadığı dönem bağlamında incelenmesi gerekir.

Montesquieu ve dönemi
Birkaç tarih vermenin faydası var. "Güneş Kral" olarak da bilinen XIV. Louis'den önce, Fransa'nın başında XIII. Louis bulunuyor ve 1643'e kadar yönetiyor. "L'etat, c'est moi" sözüyle tanınan ve mutlak monarşinin simgesi olan XIV. Louis ise 1648'den 1715'e kadar Fransa tahtında kalıyor. Demek ki Montesquieu, XIV. Louis'nin hem uyruğu hem de çağdaşıdır. Ayrıca, İngiltere'ye gittiği ve uzun süre orada kaldıktan (...)

Yazının tamamını okumak için oturum açmanız gerekmektedir...
E-abone olarak Bilim ve Gelecek'in tamamına online erişmek için lütfen tıklayınız


Kargo Hizmeti
100 TL'ye kadar alışverişlerinizde kargo ücreti 5 TL. 100 TL ve üstü alışverişlerde için kargo ücretsiz...
Bilim ve Gelecek Kitaplığı

Dün eğitim vardı. Ya bugün?.. 1968 DEVRİMCİ EĞİTİM ŞÛRASI - 1969 ÖĞRETMEN BOYKOTU Dün eğitim vardı. Ya bugün?.. 1968 DEVRİMCİ EĞİTİM ŞÛRASI - 1969 ÖĞRETMEN BOYKOTU
Ahmet Doğan
Sepete Ekle Tümünü Göster
Eski sayılarımızı alabilirsiniz Tümünü Göster
cilt
Ciltlerimizi edinebilirsiniz 9. cilt çıktı!
Duyurular