Bu yazı Bilim ve Gelecek Dergisi web sitesinden alınmıştır.
Yazının tam adresi http://www.bilimvegelecek.com.tr/?goster=373
160 bin – 135 bin yıl önceYazının tam adresi http://www.bilimvegelecek.com.tr/?goster=373
Buzul - buzul arası döngüleri
Son iki milyon yılda, buzullar 20'den fazla kez ilerledi ve çekildi. 140 bin yıl önce havalar bugün olduğundan 6 C daha soğuktu. Buzların yayılmasının deniz seviyesine doğrudan etkisi oldu; bunun da ilk atalarımızın gittikleri yollar üzerinde etkisi oldu.
Son iki milyon yılda, buzullar 20'den fazla kez ilerledi ve çekildi. 140 bin yıl önce havalar bugün olduğundan 6 C daha soğuktu. Buzların yayılmasının deniz seviyesine doğrudan etkisi oldu; bunun da ilk atalarımızın gittikleri yollar üzerinde etkisi oldu.
Dünyanın iklimi belki de dünyanın yörüngesindeki sapmalardan kaynaklanan bir dizi dramatik değişikliğe uğradı. Bunların en iyi bilineni Buzul Çağı'dır ki (Pleistocene) aslında bir dizi soğuk ve ılık fazlardan oluşmuş ve 2 milyon yıl önce başlamıştır. Bu soğuk fazlarda buzların nasıl hareket ettiğine dair en çarpıcı kanıt, kuzey enlemlerde bulunan V şeklindeki vadilerdir. Daha az belli ama aynı oranda önemli kanıtlar da kaya, balçık, rüzgârda uçuşan toz topraktır -buzun temizleyici etkisinden dolayı oluşan süprüntüler-, bunlar Kuzey Amerika'da, Kuzey Avrupa'da ve Uzakdoğu'da örneğin Çin'de bulunabilir. İklimsel değişikliğin dramatik etkileri sadece dünyanın görünüşüne değil ama aynı zamanda deniz seviyesine, bitkilere ve hayvanlara da oldu. Örneğin Britanya, bir dönemde şimdiki Afrikalı hayvanları barındırırken, başka bir dönemde kutup hayvanlarını barındırıyordu.
Okyanus yataklarından alınan çeşitli çökeltiler incelendiğinde, iklim değişikliklerinin oldukça karmaşık olduğu ve soğuk "buzlu" dönemlerle daha ılık "buzul-arası" dönemlerin birbirini izlediği görülmüştür. Buzul-arası dönemlerin bazıları bugünkünden daha sıcaktı. Okyanus çökeltileri, iklimsel değişiklikleri kara temelli tortulardan daha etkili biçimde gösteriyor, çünkü okyanus yatağı çok fazla erozyona uğramamıştır. Her buzul döneminin, buzların ne kadar güneyde yayıldığına, bunun ne kadar uzun sürdüğüne ve oradaki arazi yapısını, bitki ve hayvanların hayatını ne kadar etkilediğine bağlı olarak farklı bir etkisi oldu. Her büyük buzul çağı kapsamında daha küçük çapta ılık ve soğuk dönemler bulunuyordu.
Her ne kadar kuzey ve güney enlemlerinde daha çarpıcı olsa da, bu iklimsel değişiklikler tropik bölgelerde de etkili oldu. Buz kütleleri ilerledikçe büyük miktarda suyu hapsedip yağmur veya kar olarak düşebilecek atmosfer nemini azalttılar. Buzul yerleştikçe sonuç olarak yağmur oranı düştü. Tropikal ve sub-tropikal enlemlerde artan kuraklık çöllerin yayılmasına neden oldu. Benzer olarak, buz eridikçe daha fazla su kullanılabilir hale geldi ve yağmur oranı yükseldi. Bu değişiklikler dramatik biçimde değişen kıyı çizgilerinde görülebilir. Buzullar büyük miktarda suyu hapsedince, ortalama su seviyesi düştü ve bugün deniz altında kalan toprak parçalarını açığa çıkardı. Buzul arası dönemlerde su seviyesi bugünkünden daha fazla yükseldi ve sahillerin bugünkü deniz seviyesinden daha yüksekte olmasına neden oldu.
Bu değişen iklimin prehistorya insanının yaşam alanına da büyük etkisi oldu. Geniş buz çarşafları derin vadileri kesti, kalın tortular halinde kaya balçık ve rüzgârda uçuşan toz toprağı göz önüne serdi ve nehirlerin yollarını değiştirdi. Üstelik suyun ve yağmurun miktarındaki değişiklik, hayvan sürülerinin otlanma bölgelerini ve prehistorya insanının ihtiyaç duyduğu bitkilerin yetişmesi için elverişli toprak miktarını etkiledi. Coğrafyadaki değişiklikler göç yollarını da etkiledi. Örneğin Avrupa'da Fransa'dan İngiltere'ye yürümek mümkündü, Doğu Asya'da hem Japonya hem de Java anakaraya dahil olmuştu, Sibirya ile Alaska birbirine bağlıydı.
Değişen iklimin ayrıca bitki ve hayvan hayatına derin etkileri olmuştu. Buzun ilerlemesiyle kutuplarda yaşayan türler güneye göç etmiş, havalar ılıklaşınca gene kuzeye çekilmişlerdi. Soğuk fazlarda Britanya'da yabani sıçanlar, ren geyikleri, mamutlar ve tüylü rinoceroslar yaşardı; ılık dönemlerdeyse filler, hipopotamlar ve aslanlar bulunabilirdi. Öte yandan, tropikal yağmur ormanları çok az değişiklik gösterdi, aynı hayvan ve bitki türleri orada yaşadı her ne kadar bunların mesken tuttukları alanlar daralıp genişlese de.
Bütün çevre (...)
Yazının tamamını okumak için oturum açmanız gerekmektedir...
E-abone olarak Bilim ve Gelecek'in tamamına online erişmek için lütfen tıklayınız


