Bu yazı Bilim ve Gelecek Dergisi web sitesinden alınmıştır.
Yazının tam adresi http://www.bilimvegelecek.com.tr/?goster=374
135 bin – 115 bin yıl önceYazının tam adresi http://www.bilimvegelecek.com.tr/?goster=374
Afrika'dan ilk çıkış
İnsanların en sonunda primat akrabaları gibi Afrika'dan çıkmaları gerekti, ancak zamanlama ve rota her zaman olduğu gibi iklim devreleri tarafından belirlendi. Afrika dışına kuzeyde ve güneyde olmak üzere iki potansiyel rota vardı ve belirli bir zamanda hangisinin açık olacağını havanın durumu belirledi. Ve böylece açık olan kapı, kaşifleri gidecekleri yol konusunda yönlendirdi. Kuzey mi yoksa Doğu mu? Modern insanlar Afrika'yı ilk defa 120 bin yıl önce kuzeydeki açık bir kapıdan terk ettiler. Bu ilk adım facia ile sonuçlandı.
İnsanların en sonunda primat akrabaları gibi Afrika'dan çıkmaları gerekti, ancak zamanlama ve rota her zaman olduğu gibi iklim devreleri tarafından belirlendi. Afrika dışına kuzeyde ve güneyde olmak üzere iki potansiyel rota vardı ve belirli bir zamanda hangisinin açık olacağını havanın durumu belirledi. Ve böylece açık olan kapı, kaşifleri gidecekleri yol konusunda yönlendirdi. Kuzey mi yoksa Doğu mu? Modern insanlar Afrika'yı ilk defa 120 bin yıl önce kuzeydeki açık bir kapıdan terk ettiler. Bu ilk adım facia ile sonuçlandı. İkinci mükemmel girişimleri onları atalarının da çok aşındırdığı Asya yolu boyunca güneye ve doğuya yönelmeleri konusunda teşvik etti. Avrupa 50 bin yıl öncesine kadar ihmal edildi ve oraya hiç uğranmadı.
Sahra Çölü'ne özgü emsalsiz büyük ova ve ormanları ile Afrika, iki çevresel kapısı ve geçitleri ile dünyanın geri kalanından ayrıldı. Son iki milyon yıldır bu geçitler açık ve kapalı olan birçok giriş ile çiftlik hayvanlarının dev ağılları gibi işlev görmüşlerdir. Bir kapı takımı açık olduğunda diğeri genellikle kapalı olmuştur. Bir kapı Sahra'dan Doğu Akdeniz ülkeleri ve Avrupa'ya uzanan kuzey yoluna çıkarken, diğeri Kızıl Deniz ağzı boyunca doğuya, Yemen, Umman ve Hindistan'a açılmıştır. Hangi kapının açık olduğu, buzul döngüye bağlıydı ve bu durum insanların ve diğer memelilerin Afrika'dan çıkıp kuzey boyunca Avrupa'ya mı, yoksa Doğu boyunca Asya'ya mı göç edeceğini belirledi.
Bugün Afrika, Avrasya kıtasına fiziksel olarak bu geçitlerden sadece biri ile bağlıdır o da kuzeydeki Sina Yarımadası'dır. Normalde Sahra ve Sina boyunca dünyanın geri kalan kısmına açılan ve potansiyel rota olan acımasız kurak çöl, sadece dünya yörüngesindeki değişimler ve kutup ekseninin eğimi bir ısınma dönemi yarattığı zamanlarda aynı bilim kurgu literatüründeki yıldız kapıları gibi açılır. Jeolojik zamanda bu kısa süreli olay her 100 bin yılda sadece bir kere güneş ısısının kutupsal erimeye neden oluşunu sıcak ve nemli küresel iklimin takip etmesi ile meydana gelir. Kısa jeolojik bahar döneminde Sahra'da, Sina'da ve Avustralya çöllerinde göller, yeşillikler ve çiçekler meydana çıkar. Ancak bu sıcak ara dönem çok kısa olduğundan Kuzey Afrika mevsim kapısı göçmenler için ölümcül bir tuzak olabilir.
Gezegenimizin yüzeyinin cennet kapılarını açan kısa ve belirgin ısınışı yer bilimciler tarafından "buzul arası optimum" olarak bilinir. Bu kısa ve bereketli süreler normal olarak soğuk ve kuru buzul Pleistosen koşullarına ters düşmektedir. Biz modern insanların yeryüzündeki zamanımız boyunca bu anlık cennet belirtisini sadece iki kez görme şansı olmuştur. En yeni buzul arası optimum sadece 8000 yıl önce idi ve onun sonbahara özgü kızıllığının etkilerini hâlâ yaşıyor olmaktan dolayı şanslı sayılırız. Belki yaklaşık iki bin yıl içerisinde Sahra çayır haline gelebilir ve güneye özgü koşullar Kuzey Afrika ve Doğu Akdeniz ülkeleri boyunca yayılır. İronik olarak, günümüzün küresel ısınması aslında yer küre üzerindeki zamanımızın çoğunu karakterize etmiş olan soğuk, kuru ve daha az sabit olan koşullara kaçınılmaz dönüşümüzü geçici olarak atlatmamıza yardım etmektedir.
Kendimize gerçeği göstermemiz için arkeoloji ve iklim değişimine dair bir dolu bilimsel bulguya ihtiyacımız yoktur. Bugün Sahra alanı içinde kalan Nijer'de bulunan 8000 yıllık kalıntılarda, nesli tükenmiş olan bufaloların, fillerin, gergedanların, hipopotamların, zürafaların ve antilopların kaya çizimleri bulunmuştur. Bu renkli tarihsel geçmiş aralıklı olarak yakın zamanlara kadar devam etmiştir. Sonraki çizimler bu dönemin yaklaşık 5000 yıl önce (...)
Yazının tamamını okumak için oturum açmanız gerekmektedir...
E-abone olarak Bilim ve Gelecek'in tamamına online erişmek için lütfen tıklayınız


