Anasayfa > Sayı 72 > Pythagoras: sayıları...
Pythagoras: sayıların filozofu
Pythagoras önce Büyük Yunanistan’da daha sonra asıl Yunanistan’da hem bilimci bakış açısıyla hem gizemci görüşleriyle büyük ilgi uyandırdı. O hem bir filozoftu hem de bir din adamıydı, bir tarikat önderiydi. Pythagoras’çılık Büyük Yunanistan’da çok önemli bir felsefe atılımı olmuş, Elea okuluyla birlikte Akdeniz havzasında çok değişik kültürleri zamansal ve uzamsal genişlikte derinden etkilemiştir.

Afşar Timuçin
[Tüm yazıları]

İonia’nın çöküşü ve Güney İtalya’nın yükselişi
İonia’nın Miletos kentinde Thales’le ve onun ardılları Anaksimandros ve Anaksimenes’le doğan felsefe güneşi Perslerin Batı Anadolu’da yayılmasıyla pek erken battı. Herakleitos İonia geleneğini her şeye karşın İonia’nın pers işgali altındaki kenti Ephesos’da sürdürdü. MÖ VII. yüzyılda tarih sahnesine çıkan yayılmacı Persler durmadan topraklarını Doğu’ya doğru genişletiyorlardı. Sonunda Anadolu’nun batısına kadar geldiler. O zaman bir ışık birdenbire söndü, ilk filozofların dünyaya attığı ilk felsefe tohumları bundan böyle Batı Anadolu’dan Güney İtalya’ya doğru savrulmaya başladı. İonia kentleri pers yayılmasını engelleyememişlerdi. Yunan sitelerinden bekledikleri yardım da gelmeyince bir kültürün sonu gelmiş oldu: İonia 546’da düştü. 494’de Persler Miletos’u yakıp yıktılar, Miletos’un yakılıp yıkılmasıyla birçok İonia’lı Güney İtalya’ya ve Attika’ya göçtü. Böylece düşünce etkinlikleri ileride Romalıların Büyük Yunanistan diye adlandıracağı Güney İtalya’ya ve Sicilya’ya doğru kaydı. Bu topraklarda VII. yüzyılın başlarında birçok yunan sömürgesi kurulmuştu. Bugün Napoli kentinin yakınlarındaki Salerno’nun bulunduğu topraklarda kurulan Elea kenti ikinci büyük felsefe deviniminin merkezi oldu. Léon Robin şöyle der: “Burası bir ölçüde yeni bir ortamdı, geleneklerin büyük baskısı altında değildi, sonuç olarak daha esnek, düşünceye daha yatkın, daha tutkulu bir ortamdı; bu ortamda kültür maddi refahın gelişimini izler gibiydi: örneğin Kroton’da ünlü bir hekimler okulu vardı.”
Bu topraklarda önce iki büyük düşünce akımı ortaya çıktı: Pythagoras’ın gizemciliği ve Elea okulunun usçuluğu. Elea usçuluğunun temellendiricisi Parmenides duyumcu ya da fizikçi bakış açılarını tümden dışlayarak felsefeye baştan sona ussal çözümler getirmeye yöneldi: duyu verileri aldatıcıydı, gerçek olan bizim ancak usla kavrayabileceğimiz “Bir Varlık” olabilirdi. Böylece İonia felsefelerinin tam karşıtı bir anlayış ortaya atılmış oldu. İnsanın gözlerini doğruca duyulur olandan düşünülür olana çevirmesiydi bu. Sorun hep o sorundu: değişen varsa değişmeyen nedir, değişmeyen varsa değişen nedir? Parmenides’in gözleri dünyaya kapamak diye özetlenebilecek bu çabası gününde büyük ölçüde etkili olmuş olsa da daha sonra başka filozofların fizik dünyaya dönük açıklamalarının ardarda gelmesini engelleyemedi. Agrigente’li Empedokles, Klozemenai’li (bugünkü Urla), Anaksagoras ve Abdera’lı (Trakya’da Mesta ırmağının ağzı yakınlarında) Demokritos fizik dünyanın verilerine dayalı açıklamalar yaptılar: herbiri kendine göre bir atomculuk anlayışı geliştirdi. Atomculuk usa daha yatkındır: atomcular hem değişkenin hem değişmezin varlığını benimsiyorlardı, elbette bunları karşıt ögeler olarak belirlemeden benimsiyorlardı, birbirini tümleyen iki şey olarak, daha doğrusu bir gerçekliğin iki yüzü olarak benimsiyorlardı. Empedokles evreni açıklamaya yönelirken insan sorunlarıyla da ilgiliydi, atomcu Demokritos aynı zamanda bir ahlakçıydı. Öte yandan, Miletos’un yıkımıyla felsefe Batı’ya kayarken Perslere başeğen Ephesos’da Herakleitos oldukça önemli bir kuram geliştirmiş, bunu yaparken ahlak sorunlarının uzağında kalmamıştı.

Pythagoras’çılık: inanca dönüşmüş felsefe

Elea ve çevresinin en eski felsefi atılımını gerçekleştiren Pythagoras 585-570 arasında Samos’da (Sisam) doğdu, 480’e doğru Metapontion’da öldü. Okulunu Yunanistan’ın Kroton kentinde kurdu. Yolculuklara çıktı, Fenikelilerin, Kaldelilerin, Perslerin, Hintlilerin, Mısırlıların, Arapların yaşam ve inanç biçimlerini inceledi. Trakya’da Orpheus gizleriyle tanıştı. Pythagoras önce Büyük Yunanistan’da daha sonra asıl Yunanistan’da hem bilimci bakış açısıyla hem gizemci görüşleriyle büyük ilgi uyandırdı. O hem bir filozoftu hem de bir din adamıydı, bir tarikat önderiydi. Kişiliği de yaşamı da söylencelere bulanmıştır, bu yüzden Pythagoras’çılığın ne olup ne olmadığını tam olarak belirlemek olası değildir. Nitekim Pythagoras’ın ölümünden yarım yüzyıl sonra Empedokles onu insanüstü bir varlık ilan etti. Bir zaman geldi, Pythagoras Apollon’un ya da (...)

Yazının tamamını okumak için oturum açmanız gerekmektedir...
E-abone olarak Bilim ve Gelecek'in tamamına online erişmek için lütfen tıklayınız


Kargo Hizmeti
100 TL'ye kadar alışverişlerinizde kargo ücreti 5 TL. 100 TL ve üstü alışverişlerde için kargo ücretsiz...
Bilim ve Gelecek Kitaplığı
Postmodern Çağda .. İSLAM ve BİLİM Postmodern Çağda .. İSLAM ve BİLİM
Hasan Aydın
Sepete Ekle Tümünü Göster
Eski sayılarımızı alabilirsiniz Tümünü Göster
cilt
Ciltlerimizi edinebilirsiniz 9. cilt çıktı!
Duyurular