Bu yazı Bilim ve Gelecek Dergisi web sitesinden alınmıştır.
Yazının tam adresi http://www.bilimvegelecek.com.tr/?goster=869
Sumer’den Roma’ya ruhban sınıfın maddiyat dünyasıyla bağıYazının tam adresi http://www.bilimvegelecek.com.tr/?goster=869
Tarihte tapınak bankacılığı
Sumerlilerden itibaren tapınaklar daima Eski Çağ ekonomilerinde merkezi bir konumda yer almışlar, parasal işlere hükmetmişlerdir. Tapınaklar hem bir güven kurumu olarak, kişi ve kurumların servetlerini emanet ettikleri yerler olmuşlar hem de yapılan önemli miktardaki bağış ve adaklarla büyük servetlere sahip olmuşlardır. Tapınaklar ellerindeki bu parasal gücü bankacılık yaparak değerlendirmişler, devletlere ve şahıslara faiz karşılığı borç vermişlerdir.
Erkan Ildız
[Tüm yazıları]
Kent devletlerinin ortaya çıktığı MÖ 4. binyılın son çeyreğinden itibaren ruhban sınıfın, binlerce yıl boyunca manevi söylemler örtüsü altında nasıl maddiyat dünyasında iktidar gücünü ellerinde bulundurmaya çalıştığına ilişkin sayısız yazılı belge bulunmaktadır. Ancak biz bu yazımızda, ruhban sınıfın, Sumer’den Roma’ya uzanan süreçte tapınaklarda yürüttüğü bankacılık faaliyetleri üzerinde duracağız.
Günümüzde, “faizle para alıp veren; kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan; kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve daha başka ekonomik etkinliklerde bulunan” birer kurum olan bankalar veya bankerler, tüm Eski Çağ tarihi boyunca çeşitli görünümlerde var olmuştur. MÖ 7. yüzyılda sikkenin Anadolu’da icadından önceki iki binyıl içinde bankerlerin faaliyet çeşitliliği sınırlı kalır iken bu tarihten sonra bankacılığının üç belirleyici unsuru olarak sarraflık, mevduat alma ve borç verme faaliyeti öne çıkmıştır. Tapınaklar da bankacılık faaliyetleriyle, Eski Çağ bankacılığında her zaman önem taşımıştır.
MÖ 1. binyıl öncesi tapınak bankacılığı
MÖ 4. binyılın sonlarına doğru Mezopotamya’da kentleşme olgusuyla birlikte tapınaklar ekonomik etkinliğin odağında yer almış, bir tapınak ekonomisi oluşmuştur. Tapınak, sadece tarımı, hayvancılığı ve el sanatlarını değil, aynı zamanda ticareti de denetim altında tutan, hammadde sağlayan büyük ekonomik bir birimdir. Tapınaklar büyük toprak sahibi konumunda olmuş ve topraklarında ortakçılar ve yanaşmalar çalıştırmıştır (1). Böylece servet tapınaklarda toplanmış ve dolayısıyla rahiplik kurumu, krallığa oranla sürekli zenginleşmiştir.
Ur’da bulunan tabletlerden bir kısmı bilim insanları tarafından “tarla metinleri” olarak tanımlanmıştır. Tapu senedi mahiyetindeki bu belgeler, III. Ur Sülalesi zamanından itibaren ticaret senetlerinden kolayca ayrılması için yuvarlak tabletlere yazılmıştır (2).
Sumer ülke ekonomisinin merkezinde yer alan tapınaklar, ortaya çıkan düzenli ve hatırı sayılır ürün fazlasının hem merkezde toplanmasını sağlamış hem giderek daha da karmaşıklaşan bir yeniden dağıtımını gerçekleştirmiştir (3).
Irak’ta Eski Çağ Uruk yerleşim yerinde bulunan Eanna tapınak alanında ele geçen tabletlerin yüzde 85’i ekonomik işlemlerle ilgili idari belgelerdir. Tahılların depo edilmesi ve bunun idari tarzı, hayvan sürülerinin idaresi ve tekstillerle ilişkili metinler, bu belgeler arasındaki en büyük üç grubu temsil etmiştir. Ayrıca balık ve metalleri, yiyeceklerin dağıtımı ve tarlaların boyutlarını içeren tabletlere de rastlanmıştır (4).
Erken Hanedanlık III Dönemi’nde Lagaş şehrinde tapınak depolarına giren ve çıkan mallar kaydedilmiştir. Tapınak depolarında toplanan bu mallardan şehrin tapınak ve sarayının gereksinimi karşılandıktan sonra, tüketim fazlası mallar memlekette bulunmayan taş, maden ve kereste ile değiştirilmiştir. Diğer Sumer şehirlerinde de benzer bir ekonomik düzen uygulanmıştır. Ur şehri kazılarında ortaya çıkartılan binlerce ekonomik belge III. Ur Sülalesi Dönemi’nde ekonomide büyük bir gelişme görüldüğüne işaret eder. Bu belgelerin çoğu borç senetleridir (=hubullum) (5).
Tapınaklar aynı zamanda bir banka gibi faizli borç para vermiş, karşılığında teminat veya kefil almış, borcunu ödemeyenlere karşı haciz uygulamış, hatta borcunu ödemeyen özgür vatandaşları köleleştirerek satmış ve alacağını tahsil etmiştir.
Tartı ve ölçü aletlerinin standardizasyonu, faiz oranlarının düzenlenmesi gibi pratik işler de tapınağın yetki alanında yer almıştır.
Mezopotamya’da tapınak ile saray arasında ekonomik iktidar yönünden arkaik dönemlerden itibaren bir güçler mücadelesi olmuş, iktidar zaman zaman el değiştirmiş ve bu durum yüzyıllar boyu devam etmiştir. Ancak saray da faizli borç verme konularında, tapınaklara benzer bir rol üstlenmiştir. Eski Babil Dönemi’nden sonra sarayın ekonomik işlevi artmış, adalet mekanizması din etkisinden çıkmaya başlayınca tapınağın bu rolünde azalma olmuştur (6).
Eski Yunan’da tapınak bankacılığı
Eski Çağ’ın başından beri toplumsal ekonomide önemli (...)
Yazının tamamını okumak için oturum açmanız gerekmektedir...
E-abone olarak Bilim ve Gelecek'in tamamına online erişmek için lütfen tıklayınız


