Bu yazı Bilim ve Gelecek Dergisi web sitesinden alınmıştır.
Yazının tam adresi http://www.bilimvegelecek.com.tr/?goster=870
Türkiye’nin orkideleriYazının tam adresi http://www.bilimvegelecek.com.tr/?goster=870
Orkideler Anadolu topraklarında, tavşan topuğu, kelebek, arı selefi, arı çiçeği, kedi gözü, kedi kulağı gibi yerel isimler taşır. Aslında bu isimlendirmelerin nedeni olan benzeşmeler, orkide türleri tarafından tozlaşma ve döllenme amacıyla milyonlarca yıldır geliştirilen, orkidelerin hayvanları taklit etme özelliklerinden kaynaklanır. Kendilerini arılara ve kelebeklere benzetip, hatta bazıları böceklere özgü kokular da yayıp çiftleşmek isteyen böcekleri çiçeklerine çeken orkidelerimiz, aslında Anadolu doğasında aşkın biyolojik kaynaklarının da olduğunun ipuçlarını vermektedir. Hem Anadolu insanı hem de onun börtü böceği aynı kurallara tabidir bu topraklarda.
Hasan Torlak
[Tüm yazıları]
Orkide deyince hepimizin aklına uzak tropikal diyarlarda yetişen çiçekler gelir. Bu önyargının oluşmasında, “orkide” isminin Batı dillerinden kaynaklanmış olmasının da etkisi vardır. Aslında Anadolu’da orkidelere çok ilginç isimler verilmektedir. Örneğin bilimsel adını Anadolu’dan alan Orchis anatolica’ya (Anadolu orkidesi) Muğla yöresinde “dildamak” veya “diliçıkık” gibi adlar verilir. Gerçekten de Akdeniz ve Ege yörelerinde yaygın yetişen bu zarif orkidenin çiçeği, olabildiğince açılmış bir insan ağzından dışarıya çıkmış bir dile benzemekte, dile benzeyen bölümlerdeki benekler de bu fikri güçlendirmektedir. Yine Muğla dolayında Orchis italica adlı orkideye tavşantopuğu, çiçekleri kelebeğe benzetildiğinden Orchis papilionacea var. papilionacea adlı orkideye kelebek orkidesi adı verilmiştir. Bazı yörelerde yumruları şeker hastalığına karşı kullanılan Orchis simia elleri ve ayaklarıyla bir maymuna benzetildiği için ona maymun orkidesi, Ege yöresinde doğal olarak yetişen Aceras antropophorum’a da “insan biçimli orkide” denmektedir. Ophrys apifera adlı orkide türü Samsun dolayında arıya benzetildiğinden “arıya benzer” veya “arı öncülü” anlamında “arı selefi” olarak nitelenmekte, yine Ophrys attica, Ophrys mammosa, Ophrys sphegodes adlı orkidelere “arı çiçeği, kedi gözü, kedi kulağı” gibi adlar verilmektedir. Görüleceği üzere orkidelerimiz memeli, arı ve kelebek gibi hayvanlara benzetildiğinden bilimsel ve yerel nitelemelerinde hayvanlardan esinlenilmiştir. Aslında bu isimlendirmelerin nedeni olan benzeşmeler, orkide türleri tarafından tozlaşma ve döllenme amacıyla milyonlarca yıldır geliştirilen, orkidelerin hayvanları taklit etme özelliklerinden kaynaklanır. Kendilerini arılara ve kelebeklere benzetip, hatta bazıları böceklere özgü kokular da yayıp çiftleşmek isteyen böcekleri çiçeklerine çeken orkidelerimiz, aslında aşkın biyolojik kaynaklarının Anadolu doğasında olduğunun da ipuçlarını vermektedir. Aşkın kitabını yazan Mevlana’nın, Aşk Tanrıçası Afrodit’in Anadolu’dan çıkmasının nedenleri daha da iyi anlaşılmaktadır şimdi. Aşktır insana görüntüyü koku, kokuları sevgili, sözleri ise renk olarak gösteren. Hem Anadolu insanı hem de onun börtü böceği aynı kurallara tabidir bu topraklarda. Mevlana, sevgilisinin saçını çiçek, sevdiğinin her sözünü renk olarak algılarken, Anadolu’nun kelebek ve arıları da her çiçeği yaren, her orkideyi sevgili olarak görür.
Salebi orkideli mi içsek… orkidesiz mi!
Farklı adlandırmalarla böcek isimleri verilmiş olsa da, Anadolu’da orkide türlerimize en yaygın olarak “salep” veya “şalep” gibi adlar verilmektedir. 140’a yakın orkidenin yaşadığı Türkiye topraklarında bu orkidelerin yaklaşık 40 kadarı ülkemize özgü endemik türlerdir. Binlerce yıldan bu yana Anadolu insanı orkide türlerimizden gıda ve ilaç amacıyla salep ürettiğinden bu bitkileri salep olarak adlandırmıştır. Salep kelimesi eski Anadolu dillerinden kaynaklanan bir kelime olup şifa verme ve iyileştirme kavramlarıyla ilgilidir. Gerçekten de Eski Anadolu dillerinde “sal” ile başlayan kelimelerin genelde sağlıkla ilgili olduğu görülmektedir. Anadolu’nun tamamında yaygın orkide türlerimiz olduğu gibi çok dar alanlarda yaşama tutunmaya çalışan, ancak yine insan baskısı ve salep üretimi nedeniyle yaşamı tehlike altında olan lokal endemik orkidelerimiz de bulunmaktadır. Geniş yayılış gösteren ve Anadolu’da salep veya salep çiçeği olarak adlandırılan endemik Dactylorhiza osmanica var. osmanica adlı bitkinin yumruları salep yapımında kullanılmaktadır. Mayıs ve haziran aylarında kırmızı renkli çiçekler açan bu orkidenin yumruları Gümüşhane dolayında toz haline getirildikten sonra sütle pişirilerek gıda olarak tüketilmektedir. (1) Aslında bu orkidemize, ilk keşfedildiği ve en önemli yetişme alanlarından olan Kahramanmaraş’ın Elbistan İlçesi’nin antik dönemdeki ismi olan Kataonya’nın ismi verilmiş ve D. cataonica (Elbistan orkidesi) denilmişti. Bu orkideden yapılan salep hem kışın sıcak olarak içilir, hem de Maraş dondurmasına katılarak onu özellikli kılar. Maraş’ta Binboğa (...)
Yazının tamamını okumak için oturum açmanız gerekmektedir...
E-abone olarak Bilim ve Gelecek'in tamamına online erişmek için lütfen tıklayınız


