Anasayfa > Sayı 73 > Kozmetiklerdeki tehlike
Kimyasalların karanlık yüzü - 2
Kozmetiklerdeki tehlike

Şampuanlardan, nemlendiricilere, parfümlerden güneş kremlerine, ojelerden saç boyalarına kadar pek çok kişisel bakım ürününün içeriğinde yer alan kimyasallar, birçok kanser türünden, kısırlığa dek çok ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Bu açıdan bakım ürünleri, hükümetlerin ve endüstrinin halk sağlığında başarısızlığının çıban başları gibidir. Kişiler, kullandıkları ürün sayısını azaltmalı, aldıkları ürünü kimyasal içerik açısından kontrol ederek daha sağlıklı seçimler yapmalıdır. Hükümetler, bu ürünler için kapsamlı güvenlik standartları belirlemelidir. Şirketler ürünlerini yeniden formüllendirerek, müşterilerini, potansiyel toksik kimyasallardan, test edilmemiş içeriklerden, tehlikeli etkilerden korumalıdır.



Bahar Işık
[Tüm yazıları]

Sunuş: Bahar Işık’ın, “Kimyasalların karanlık yüzü” adlı üç yazıya böldüğümüz bu kapsamlı derlemesinin geçen sayımızda yayımlanan bölümünde, evimizde iç içe yaşadığımız halı, perde, oyuncak, televizyon, bilgisayar, yazıcı gibi pek çok çeşit ürüne giren, insan yapımı kimi kimyasal gruplarının sağlık açısından bilinen, olası zararlı etkilerinden söz ediliyordu. Yazıda, pek çok sentetik kimyasalın üzerinde insan sağlığına etkileri açısından bir araştırma yürütülmediği de belirtiliyordu. Bu sayıda yayımladığımız bölüme, kozmetiklerde kullanılan kimyasallar ve bunların olası etkileri konu ediliyor. Gelecek sayımızda yer vereceğimiz üçüncü bölümde ise, deterjanlar ve sabunlar gibi temizlik maddeleri ele alınacak.

Merkezi Washington’da bulunan EWG’nin (Çevre Çalışma Grubu) 2004 tarihli bir raporuna göre, 7497 kozmetik bakım ürününün yüzde 99,7’sinde şimdiye kadar hiç araştırılmamış en az bir kimyasal bulunuyor. Her 120 üründen biri kanserojen madde içeriyor. Ayrıca raporda uzun süre kullanılan kozmetiklerin, kısırlıktan, doğum sonrası sakatlıklara kadar pek çok probleme neden olabileceği iddia ediliyor.
EWG’nin Skindeep Raporu’nda sonuçları yer alan, 2300 kişi arasında yapılan başka bir araştırmaya göre, insanların günde ortalama dokuz bakım ürünü kullandıkları belirtiliyor. Dolayısıyla vücudumuz her gün, içinde şampuan ve saç kreminin de bulunduğu bu ürünlerin içindeki 126 kimyasalla etkileşime giriyor. Ama bu ürünlerin içerdiği kimyasalların, vücutla uzun süreli etkileşiminde nasıl sonuçlar doğurabileceği tümüyle meçhuldür

İnsan soyu üreme yeteneğini kozmetikler yüzünden kaybedebilir
Gebeliğin ilk 3 ayı, erkek bebeklerin gelecekteki üreme yeteneğinde belirgin bir etkiye sahiptir. İlk 12 haftada maruz kalınan kozmetiklerdeki kimyasallar, hayatın ilerleyen kısmında sperm yapımını azaltıp infertiliteye neden olabilir. Söz konusu ürünler kadınların çoğu tarafından günlük kullanım alışkanlığına girmiştir. Kanıtlar kesin değilse de, sürdüğümüz her şey kendi kanımızda, hatta doğmamış bebeğimizin dokularında bile rahatlıkla gezebilmektedir. Aynı bebeklerde testis kanseri de daha fazla görülmektedir. İngiltere’de 1975’de 850 testiküler kanser bildirilmişken, 2004’de bu sayı 1889’a ulaşmıştır. Mevcut kanıtlar hayvan deneylerine dayanıyor olsa da, ihtimallerden dolayı, bebek planlıyorsanız, yaşam şeklinizi değiştirmelisiniz.
Son dönemde Fransız Sağlık Bakanlığı, kozmetiklerin gebeler için uygun olup olmadığı konusunda etiketlenmesinin düzenlemesiyle ilgilenmeye başlamış. Bu ilginin nedeni, İngiltere’de yapılan bir çalışma. Çalışmada, normalden fazla saç spreyine maruz kalan gebelerin çocuklarında bir gelişimsel üreme bozukluğu olan hipospadiasaya dikkat çeker oranda daha fazla rastlandığı bildirilmiş. Bu etki, spreylerdeki kimyasalların hormon kesintisi etkisine bağlanıyor.
Gebeler özellikle hamileliklerinin ilk 3 ayında ne kullandıklarına dikkat etmeli ve bu etkilenimleri en aza indirmeliler. Sağlığı yerinde pek çok kişi, natürel, organik, ilkel ürünlerin en iyisi olduğunu düşünmekte. Doğa ihtiyacımız olan her şeyi sağlamıştır. Toksik kimyasalları üzerine sürerek derimizi ne daha yumuşak, ne düzgün, ne de daha genç yaparız. Bu toksinler derimizi en çok etkileyen organ olan karaciğerimizde işlenmek zorunda kalır. Sadece gebeler değil, tüm bireylerin bu gerçeklere dikkat etmesi gerekmektedir.

Kozmetikler ve meme kanseri ilişkisi
FDA’nın (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) istatistiklerine göre 15 bin kişisel bakım ürününün yüzde 90’dan fazlası güvenilirlik açısından araştırılmamıştır. FDA günlük kişisel bakım ürünlerini düzenlemek için otorite olmadığını belirtmektedir. Güvenli Kozmetik Topluluğu (Campaigne for Safe Cosmetics) gibi gruplar bu işi gözetmeye çalışmaktadır. Halen dünyanın en büyük “online” kozmetik güvenilirlik veritabanına sahip olan Deep Skin’e göre, hükümetlerdeki otoriteler tarafından sertifikalandırılmış, marketlerdeki her 100 ürünün 99’u (şampuanlar, losyonlar, makyaj ürünleri, dudak mumları ve balsamlar gibi), bilinen ya da olası insan kanserojenidir. Listeye yeterince yakından bakarsınız, neredeyse tüm ürün (...)

Yazının tamamını okumak için oturum açmanız gerekmektedir...
E-abone olarak Bilim ve Gelecek'in tamamına online erişmek için lütfen tıklayınız


Kargo Hizmeti
100 TL'ye kadar alışverişlerinizde kargo ücreti 5 TL. 100 TL ve üstü alışverişlerde için kargo ücretsiz...
Bilim ve Gelecek Kitaplığı
Dün eğitim vardı. Ya bugün?.. 1968 DEVRİMCİ EĞİTİM ŞÛRASI - 1969 ÖĞRETMEN BOYKOTU Dün eğitim vardı. Ya bugün?.. 1968 DEVRİMCİ EĞİTİM ŞÛRASI - 1969 ÖĞRETMEN BOYKOTU
Ahmet Doğan
Sepete Ekle Tümünü Göster
Eski sayılarımızı alabilirsiniz Tümünü Göster
cilt
Ciltlerimizi edinebilirsiniz 9. cilt çıktı!
Duyurular